Ana içeriğe atla

Arama formu

Perşembe, Haziran 13, 2013 - 10:19

Fransız vatandaşlığı nasıl alınır?

Fransa’da yaşayan Türkler arasında Fransız vatandaşlığına geçenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Zaman France olarak Fransız vatandaşlığına geçiş şartlarını ve başvuru belgelerini okurlarımız için derledik.

Fransız hukukuna göre yabancıların vatandaşlığa geçmesi için iki ayrı seçenek bulunuyor. Bir Fransız vatandaşı ile evli olmak yolu ile vatandaş olunabileceği gibi, Fransız toplumuna uyum sağlandığı kanıtlanarak da vatandaşlık hakları elde edilebilir.

1 - Eşiniz Fransız vatandaşı ise:

Başvuru şartları :

  • Bir Fransız vatandaşı ile en az 4 yıl evli kalırsanız Fransız vatandaşlığına başvurabilirsiniz.

         Ancak;            - Evlendiğinizden beri kesintisiz 3 yıl boyunca Fransa’da yasal olarak ikamet ettiğinizi kanıtlayamazsanız ya da;            - Fransa dışında yaşıyorsanız ve eşiniz Fransız Konsolosluğu’na yurtdışında yaşadığını kayıt ettirmemişse vatandaşlığa başvurmak için 5 yıl    beklemeniz gerekir.            - Fransa’da ikametinizin yasal olması gerekiyor. Eğer hakkınızda halen geçerli olan sınır dışı etme kararı varsa ya da Fransa topraklarına girmeniz yasaklanmışsa başvurunuz reddedebilir.            - Fransa dışında evlendiyseniz, evliliğiniz Fransız makamlara bildirilmelisiniz.            - Evlendiğiniz günden beri eşinizle kesintisiz olarak birlikte yaşadığınızı kanıtlamanız lazım.            - Yeterli seviyede Fransızca bilgisine hakim olmak vatandaşlığa geçmek için en önemli şartlardan birisi:  Başvuru dosyanızda B1 seviyesinde Fransızca bildiğinizi kanıtlayan DELF diploması ya da İçişleri Bakanlığı’nın Entegrasyon dili olarak Fransızca (FLI) öğretmeye yetkin saydığı bir kurumdan alınmış iki yıldan eski olmayan bir sertifika eklenmeniz gerekir.            - Adli sicilinizin temiz olması:  Fransız devletinin menfaatlerine aykırı bir davranıştan ya da bir terör eyleminden dolayı aleyhinde mahkeme kararı olanlar veya herhangi bir sebepten dolayı 6 ay hapse mahkum edilenler Fransız vatandaşı olamaz. Hakkınızda bir af kararı çıktıysa ya da mahkumiyetiniz adli sicil kağıdınızın 2 numaralı nüshasında (bulletin n° 2) görünmüyorsa vatandaşlık için başvurabilirsiniz.

Gerekli belgeler :

  • Fransız vatandaşlığına başvuracak kişinin oturum kartı ve pasaportu
  • Fransız vatandaşı olan eşin nüfus cüzdanı
  • Başvuracak kişinin Türk Konsolosluğu’ndan alınan doğum kayıt belgesi (acte de naissance)
  • Evlilik cüzdanının aslı ve fotokopisi, Fransa dışında gerçekleşen evlilikler için Fransız Konsolosluğu’na yapılan evlilik bildirgesi
  • Vatandaşlık için başvurduğunuz makama giderek evliliğinizin gerçek olduğuna dair eşinizle birlikte imzalayacağınız mektup
  • Çocuklarınızın doğum kayıt belgeleri, ortak vergi beyannamesi (avis d’imposition), tapu, kira kontratı, kira makbuzu, banka hesabı gibi evliliğinizi ve birlikte yaşadığınızı kanıtlayan her türlü belge
  • Fransız vatandaşı olan eşin, evlilik gerçekleştiği anda da Fransız vatandaşlığına sahip olduğuna dair her türlü belge
  • Başvuran kişinin Fransızca seviyesinin yeterli düzeyde olduğunu kanıtlayan belge
  • 10 yıldan az süredir Fransa’da yaşıyorsanız, Türk makamları tarafından verilmiş son 10 yılı kapsayan sabıka kaydının aslı ve Fransızca tercümesi
  • Daha önce evlendiyseniz, boşandığınızı ya da dul kaldığınızı kanıtlayan resmi belge
  • Oturum kartı, başvuru alındı belgesi (récéppisse),iş sözleşmesi, maaş bordrosu, elektrik faturası gibi başvuran kişinin Fransa’da aralıksız ve düzenli olarak en az 3 yıldır yaşadığını kanıtlayan her türlü belge

Nasıl başvurulur? : Fransa’da bağlı olduğunuz valilikten, Fransa dışında ise bulunduğunuz yerdeki Fransız Konsolosluğu’ndan alacağınız başvuru formuna yukarıda sayılan belgeleri ekleyerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.   2 - Uyum süreci yoluyla vatandaş olmak istiyorsanız:

Fransa’ya ve Fransız toplumuna uyum sağladığınızı kanıtlayarak da vatandaş olabilirsiniz. Başvuru şartları genel olarak Fransa’da yasal ve kesintisiz ikamet etmeyi, Fransız toplumuna entegre olmayı ve adli sicilin temiz olmasını gerektiriyor. Ancak, yabancıların Fransız vatandaşlığına geçmesi Fransız idare hukuku tarafından bir hak olarak görülmüyor. Yani tüm şartları yerine getirseniz bile başvurunuz reddedilebilir.

Başvuru şartları

  • Kişinin başvurudan önceki 5 yıl boyunca Fransa’da yaşamış olması gerekir.

         Ancak;            -  En az 2 yıl lisans, yüksek lisans ya da doktora alanında Fransa’da eğitim alan kişiler için ve bilimsel, ekonomik, sanatsal, sportif ya da sosyal faaliyetleri Fransa’ya katkı sağlayabilecek yabancılar için bu bekleme süresi 2 yıla indirilmiştir.            -  Gönüllü olarak ya da askerlik hizmeti kapsamında Fransa için bir savaşta savaşanlar; sundukları olağanüstü hizmetlerle Fransa ulusal çıkarları için çalışanlar; Fransa’da mülteci statüsünde bulunanlar ve anadili Fransızca olan bir ülkede en az 5 yıl Fransızca eğitim alanlar Fransız vatandaşlığına başvurmak için beklemek zorunda değildir.            -  Fransız vatandaşlığına geçmek isteyen kişinin 18 yaşından büyük olması kuraldır. Ancak ebeveynlerinden biri Fransız vatandaşlığına geçmiş olan ve Fransa’da 5 yıl boyunca yaşamış olan çocuklar da Fransız vatandaşı olmak için başvuru yapabilir.            -  Fransız vatandaşlığının, başvuracak kişi için özellikle mesleki ve ailevi anlamda çıkar teşkil etmesi gerekir. Yani eşi ve çocukları Fransa dışında olan birinin başvurusu reddedilebilir.            -  Başvuru anında oturma izni sahibi olmak gerekir. Fransa’da kaldığı süre boyunca çeşitli sebeplerle kısa süreler için kaçak durumuna düşmek, başvuran kişinin başvurusuna etki etmez. Ancak, hakkında sınır dışı etme kararı çıkmış ya da Fransa’ya girme yasağı olan kişilerin başvuruları kabul edilmez.            -  Değerlendirmede en dikkat edilen noktalardan biri kişinin mesleki anlamda Fransa’ya entegre olmuş olmasıdır. Başvuru anından ziyade, Fransa’da bulunan tüm süre boyunca kazanılan mesleki kariyer değerlendirilir. Başvuru anında sahip olunan iş sözleşmesinin türü (CDD, CDI ya da Interim) önem teşkil etmez. Kişinin sabit ve düzenli bir gelire sahip olması yeterlidir.            -  Başvuran kişi, eğitim düzeyi ve gelirine göre yeterli derecede Fransızca biliyor olmalıdır. 65 yaşından büyük kişilerin, gerekli kurumlardan Fransızca bildiklerine dair bir belge alması gerekir. Yapılacak mülakatlarda kişilerin dil bilgisi seviyeleri değerlendirilir.            -  Başvuru sahibi Fransa Cumhuriyet değerlerine ve toplumuna uyum sağladığını kanıtlamalıdır. Fransa tarihi, toplumu ve kültürü hakkında ilkokul mezunu bir çocuk kadar bilgi sahibi olması gerekir. Yapılacak mülakatlarda kişilere Fransa ile ilgili genel kültür soruları sorulabilir.            -  Kişinin Fransız devletine olan sorumluluklarını yerine getirmesi ve Fransız yasalarına uyması gerekir: Vergilerini düzenli ödenmeyenler, Fransız devletinin menfaatlerine aykırı bir davranıştan ya da bir terör eyleminden dolayı aleyhinde mahkeme kararı olanlar ya da herhangi bir sebepten dolayı 6 ay hapse mahkum edilenler Fransız vatandaşı olamaz.

Gerekli Belgeler:

  • Valilikten alınmış ve elle doldurulmuş iki adet başvuru formu
  • Geçerli oturum kartının arkalı önlü fotokopisi
  • Pasaport fotokopisi
  • Doğum kaydı (acte de naissance)
  • Başvuru sahibinin anne ve babasının doğum, evlilik tarih ve yerlerinin bildirilmesi için Türkiye’den ya da Türk Konsolosluğundan alınacak vukuatlı nüfus kayıt örnekleri ya da bunları içeren çok dilli belge (Formül A belgesi)
  • Pasaport fotokopisi
  • Evli ya da dul iseniz: Evlilik cüzdanınızın fotokopisi yada konsolosluktan verilen, medeni halinizi belirten çok dilli belge (Formül B belgesi)
  • Çocuklarınız var ise: her çocuğun doğum kaydı ve öğrenci belgeleri 
  • Ev sahibi iseniz tapu; kiracı iseniz kira kontratı, kira makbuzları, son 3 aya ait elektrik faturaları
  • Birlikte başvurmuyorsanız, eşinizin oturum kartının fotokopisi, eşinizin neden sizinle birlikte başvurmadığını açıklayan bir mektup, bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler varsa onların oturum kartları
  • Askerlik durumunuzu açıklayan belge
  • 10 yıldan az süredir Fransa’da yaşıyorsanız, Türk makamları tarafından verilmiş son 10 yılı kapsayan sabıka kaydının aslı ve Fransızca tercümesi
  • Son vergi beyannamesi ve son 3 yıla ait tüm vergi borçlarınızı ve ödemelerinizi belirten, vergi dairesinden alınan P.237 vergi bordrosu
  • Son 3 ayda çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf
  • Devletten herhangi bir sosyal yardım (kira, çocuk yardımı) alıyorsanız, bunları kanıtlayan belgeler
  • Çalışıyorsanız:

          o   Son 3 yıla ait iş sertifikaları           o   Maaşınızı, görevinizi ve işe başlangıç tarihinizi belirten geçerli iş sözleşmesi           o   Son 3 aya ait maaş bordroları

  • İş arıyorsanız:

          o   İş bulma kurumuna kayıtlı olduğunuza dair belge           o   ASSEDIC kararı           o   Son 3 aya ait işsizlik maaşı belgeleriniz           o   Son 3 yıl boyunca çalıştığınız yerlere ait belgeler

  • Tüccar ya da esnafsanız:

          o   Bağlı bulunduğunuz meslek odasına kayıtlı olduğunuza dair belge (K-Bis)           o   Şirketin statüsü           o   Şirketin son 3 yıllık bilançosu           o   Vergi bordrosu

  • Serbest meslek sahibi iseniz:

          o   Son 3 yıllık gelirlerinizi kanıtlayan belgeler           o   Mesleğinizle ilgili yaptığınız her türlü resmi kayıt ve bildirime dair evrak

  • Emekli iseniz:

          o   Emekli kartınız           o   Son emekli maaşınıza dair bordro

  • Başvurunuzu teslim ettikten sonra kişisel ya da ailevi durumunuzda (boşanma, evlenme, doğum, taşınma gibi) herhangi bir değişiklik olduğu takdirde, başvuru formunda bunun için ayrılmış sayfayı doldurarak en kısa zamanda dosyanızı inceleyen kuruma ulaştırmanız gerekir.

 Süreç:

  • Eksiksiz bir şekilde tamamladığınız başvurunuzu alan valiliğin yada Fransız Konsolosluğu’nun dosyanızı teslim ettiğinize dair belgeyi elden yada posta ile vermesi ile vatandaşlık için gerekli prosedür resmen başlamış olur.
  • Valilik ve emniyet görevlilerinin verdiğiniz bilgi ve belgelerin doğruluğunu, evliliğinizin gerçek olup olmadığını araştırmasının ardından dosyanız İç İşleri Bakanlığı’na yollanır.
  • Kararını açıklamak için en fazla bir yıl süresi olan bakanlığın olumlu cevap vermesi durumunda kişi kararın açıklandığı andan itibaren Fransız vatandaşı sayılır. Başvurana verilen karar örneği ile Fransız kimlik kartı ve pasaportu çıkartılır. Bakanlığın vatandaşlık başvurusunu reddetmesi durumunda gerekçeli kararı alan başvuru sahibi 6 ay içinde bu karara itiraz etme hakkına sahiptir.

Başvuru ücreti: Dosyanıza gerekli tüm belgelerin yanı sıra 55 Euro’luk bir pul eklemeniz gerekir.

Bunlara dikkat edin:

  • Dosyanıza koyduğunuz Türkçe belgelerin yeminli tercüman tarafından Fransızca’ya tercüme edilmiş olması gerekiyor. Belgelerin tercüme edilmiş hallerinin mutlaka orjinali dosyaya konmalı.
  • Adınızı bir Fransız ismi ile değiştirmek ya da bir Fransız ismi ekletmek isterseniz bunu da başvuru formunda belirtmeniz gerekir.
  • Medeni ve kişisel bilgilerinize dair belgeleri Türkiye’deki nüfus müdürlüklerinden aldığınız takdirde, belgelerin arkasına orijinal olduklarına dair uluslararası damga anlamına gelen apostil vurulması gerekiyor.
  • İstenilen belgelerden bazılarını dosyaya eklenme olanağı olmaması durumunda, bu durumun bir mektupla açıklanması gerekir.

ÇOCUKLARIN FRANSIZ VATANDAŞLIĞINA GEÇMESİ: Göçmen ailelerin Fransa’da doğan çocukları maalesef otomatik olarak Fransız vatandaşlığına sahip olamıyor. Ancak yaşlarına ve Fransa’da yaşadıkları süreye göre kendilerine farklı kolaylıklar sağlanıyor.

13-16 yaş aralığındaki çocuklar: Anne babası Fransız vatandaşı olmayan, ancak kendisi Fransa’da doğan ve 8 yaşından beri Fransa’da yaşayan 13-16 yaş aralığındaki çocuklar vatandaşlığa başvurulabilir. Bağlı bulunulan yerdeki adliyeye yapılacak başvuru 6 ay içinde cevaplanır.

16-18 yaş aralığındaki çocuklar: Göçmen anne babaların Fransa’da doğmuş çocukları 16 yaşına geldiklerinde Fransa’da yaşıyorlarsa ve 11 yaşından beri kesintili ya da kesintisiz olarak en az 5 yıl Fransa’da ikamet etmişlerse vatandaşlığa başvurabilirler. Ailenin iznini gerektirmeyen başvuru, bağlı bulunulan adliyeye yapılır. 6 ay içinde cevap gelir.

18 yaşını dolduran çocuklar: Göçmen ailelerin Fransa’da doğmuş çocukları 18 yaşına geldiklerinde Fransa’da yaşıyorlar ise, 11 yaşından beri kesintili ya da kesintisiz olarak en az 5 yıl Fransa’da ikamet etmişlerse otomatikman Fransız vatandaşı olurlar. Herhangi bir idari karara gerek yoktur. Ancak kimlik ve pasaport çıkarılabilmesi için adliyeye başvurup Fransız olduğuna dair bir belge almak gerekir. Bu başvuru sırasında 11-18 yaşları arasında en az 5 yıl Fransa’da yaşadığını belgeleyecek karneler, okul kayıt evrakları ya da  varsa iş sözleşmelerinin ibraz edilmesi gerekir.

Çarşamba, Haziran 12, 2013 - 16:46

Ashton: Türk hükümetinin, bu zorluğun da üstesinden geleceğine kaniyim

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Gezi Parkı olaylarının Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi için fırsat olabileceğini söyledi.

Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada protestolara yaklaşım konusunda Türk hükümetine eleştiriler yönelten Ashton, “Bu, Türkiye için önemli bir andır. Avrupa değerlerine bağlılığını yenileme şansına, farklı fikirlere, hayat tarzlarına ve fikir çatışmalarına değer veren bir kültür geliştirebilir. Türkiye’nin son yıllarda yaptığı reformlar zaten gerçekten etkileyici. Hatırlayalım; Kürt sorunun çözümü için bir barış sürecini başlatmak için devlet adamlığı, vizyon ve cesareti gösteren de bu hükümetti. Bu zorluğu da göğüsleyebileceğine kaniyim. Bu fırsatı, temel hak ve özgürlükleri genişletmek için kullanabilir." dedi.

Türkiye ile üyelik sürecinin dondurulması taleplerine de cevap veren Ashton, "Şimdi, Türkiye ile ilişkileri kesmenin zamanı değil. Aksine daha da yakın ilişki kurma zamanıdır. Ama Türkiye’nin de AB ile daha yakın ilişki kurma vaktidir.” ifadelerini kullandı. Catherine Ashton, asıl bu dönemde müzakere sürecinin daha da yoğunlaştırılması gerektiğine dikkat çekti. Ashton, "Türkiye ile ilişkilerimiz, onu etkileyebilmek için gerçek bir fırsat sağlıyor." diye konuştu.

"AŞIRI GÜÇ KULLANANLAR KANUN ÖNÜNE ÇIKARILMALI"Türk polisinin dün gece Taksim Meydanı’ndaki göstericileri dağıtmak için yoğun bir şekilde tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandığını ifade eden Ashton, Ankara ve İzmir’in de şiddet olaylarına sahne olduğunu dile getirdi. Polisin uyguladığı taktiklerin kendileri için büyük endişe kaynağı olduğunu dile getiren Ashton, “Olayları başlangıcından beri yakından takip ediyorum.” dedi.

Dün gece Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bu konuyu görüştüğü bilgisini veren Catherine Ashton, son iki haftada polisin aşırı güç kullanımıyla ilgili çok fazla vaka gördüklerini belirtti. Ashton, “Büyük çoğunluğu barışçıl olan protestoculara karşı göz yaşartıcı gaz, tazyikli su biber gazı ve plastik merminin yakın mesafede kullanıldığını gördük.” ifadelerini kullandı. Ashton, aşırı güç kullanımının ivedi ve etraflı şekilde soruşturulması ve sorumluların kanun önüne çıkarılması çağrısı yaptı.

"AK PARTİ MİTİNGLERİ GERGİNLİĞİ ARTIRABİLİR"Göstericilerin çevre ile ilgili endişelerinin şimdi daha kapsamlı olduğunu öne süren Ashton, “Toplumun önemli bir kesimi seslerinin Türk siyaseti tarafından duyulmadığını hissediyor.” dedi ve ortada gerçek bir kutuplaşma olduğunu öne sürdü. Ashton, haftasonu İstanbul ve Ankara’da yapılacak büyük mitinglerin de tansiyonun düşmesi gereken bir zamanda gerginliği artırma riski taşıdığını iddia etti. Ashton, çözümün ise husumet yerine diyalogla bulunabileceğine inandığını kaydetti.

"ERDOĞAN'IN KABULÜ ÖNEMLİ BİR FIRSAT"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün barış ve diyalog çağrısıyla önemli bir mutedil ses olduğunu ifade eden Catherine Ashton, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın gelecekte daha geniş bir diyalog için dersler çıkarılacağı yönündeki sözlerini hatırlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün göstericilerin temsilcileri ile bir araya geleceğine de dikkat çeken Ashton, “Bu, diyalog, hoşgörü ve karşılıklı saygı temelinde ileriye doğru bir yol bulabilmek için önemli bir fırsat.” diye konuştu.

Catherine Ashton, AB’ye aday ülke konumunda olan Türkiye’nin mümkün olan en yüksek demokratik standart ve uygulamaları benimsemesi gerektiğine dikkat çekti. Ashton, bunlar arasında ifade ve barışçıl toplanma özgürlüklerinin de bulunduğunu vurgulayan Ashton, bunlara medya, din, inanç ve kanaat özgürlüklerini de ekledi. Catherine Ashton, “Demokratik yollarla iş başına gelen hükümetler, üst üste 3 kez seçilmiş ve halkın yarısının oyunu alarak çok başarılı bile olsalar, bu hükümet tarafından temsil edildiklerini hissetmeyenlerin ihtiyaç ve beklentilerini de dikkate almalı. Barışçıl gösteriler de grupların görüşlerini ortaya koymaları için yasal yöntemlerdir.” dedi.

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, basının olaylarla başlarda yeterince yer vermediğini de öne sürerek buna şaşırdığını dile getirdi. Sosyal medyayı sınırlama girişiminde bulunulduğunu da iddia eden Ashton, “Türkiye’de basın özgürlüğü meselesi vardır.” dedi. Ashton, sosyal medyanın başlı başına problem kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Çarşamba, Haziran 12, 2013 - 16:40

Oomen-Ruijten: Erdoğan, tüm vatandaşların lideri olduğunu gösterebilir

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, Erdoğan'ın Taksim Dayanışma Platformu ile yapacağı görüşmede tüm vatandaşların lideri olduğunu gösterebileceğini söyledi.

AP'de düzenlenen ve Türkiye'deki son olayların ele alındığı toplantıda konuşan Ria Oomen-Ruijten, barışçıl başlayan ama şiddete dönüşen gösterilerden yansıyan görüntülerin tüm dünyayı etkilediğine dikkat çekti. Oomen-Ruijten, "Bu parlamentoda her zaman Türkiye'nin temel özgürlükleri garanti altına almak için reformlar yapması gerektiğinin altını çizdik. Bu haklara protesto da dahildir." dedi.Ria Oomen-Ruijten, şöyle devam etti: "Erdoğan'ın açıklamalarında kullandığı dil ve kendisine oy vermeyenleri yönetme biçimi daha hassas olsaydı o zaman bunlar yaşanmazdı. Bu yüzden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'demokrasi sadece seçim demek değildir' sözüne tamamıyla katılıyorum. Çoğunluk her zaman azınlığın pozisyonunu dikkate almalıdır. Bugün Bay Erdoğan, Taksim Platformu ile görüşüyor. Bu fırsatı kendisini tüm vatandaşların lideri olarak sunacak şekilde kullanacağını umuyorum.""Canlı bir demokrasi aynı zamanda rekabetçi ve yapıcı muhalefete ihtiyaç duyar." diyen AP milletvekili, bu konunun muhalefet için de sınav niteliği taşıdığını dile getirdi. Ria Oomen-Ruijten, sözlerine şu ifadelerle son verdi: "Bu parlamento her zaman Türkiye'de basın özgürlüğünü eleştirmiştir. Geçtiğimiz iki haftanın bu endişeleri haklı çıkardığını gördük. Son olayların ne kadar yıkıcı da olsa Türkiye için bir dönüm noktası işlevi göreceğini umuyorum."

{youtube}wFBmisIlBJk|560|315|0{/youtube}

Çarşamba, Haziran 12, 2013 - 16:35

Liseliler çoğunlukla lisans eğitimini tercih ediyor

Fransa’da, liseden mezun olmak ve üniversiteye geçiş yapabilmek için girilen Baccalaureat sınavına sayılı günler kala yükseköğretim bakanı Geneviève Fioraso konuyla ilgili açıklama yaptı.

Konuşmasında, bu sene sunulan 11 bin bölüm için sistem üzerinden 3,2 milyon tercih yapıldığını dile getiren bakan, öğrencilerin otuz altı tercih hakkı olmasına rağmen ortalama altı tercih yaptıklarını vurguladı. Yüzde 34’lük oranla, en çok lisans eğitiminin tercih edildiğini belirten Fioraso, ikinci sıradaki meslek yüksekokullarını (BTS, BTSA, DTS, DMA), teknoloji alanında meslek sahibi olmayı sağlayan DUT programlarının izlediğini açıkladı.17 Haziran’da başlayacak yazılı Baccalaureat sınav sonuçlarının 5 Temmuz’dan itibaren açıklanması bekleniyor.

Çarşamba, Haziran 12, 2013 - 15:14

Fransalı Türklerden Taksim’e sağduyu çağrısı

Fransalı Türkler, 2 haftadır devam Taksim olaylarıyla ilgili sağduyu çağrısında bulundu. Zaman France’a konuşan Türk sivil toplum kuruluşu temsilcileri şiddete başvuran marjinal grupların Türkiye’nin imajına zarar verdiğini savundu.

Fransalı Türkler, Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan ve 2 haftadır devam eden gösterilere tepki gösterdi. Zaman France’a konuşan Fransa’daki Türk sivil toplum örgütü temsilcileri, yaşanan hadiselerin Türkiye’nin imajına büyük zarar verdiğini vurguladı. Türkiye’ye sağduyu çağrısında bulunan Fransalı Türk vatandaşlar, tepkilerin demokratik yollardan gösterilmesi gerektiğini savundu.

Rennes Türk Kültür Derneği Başkanı  Durmuş Şahin, Taksim olaylarının Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı kalkınmadan rahatsız olan güçleri memnun ettiğini ifade etti. İki haftayı bulan eylemleri değerlendiren Egeliler Birliği Başkanı Adnan Baştürk ise, Türkiye’de 85 yıldır yapılmayanların son on yılda yapıldığına vurgu yaparak, « Türkiye’de yaşanan olaylar, Fransa’da yaşayan vatandaşlarımızı üzmüştür. Biz Fransa’dan Türkiye’nin geldiği noktayı gururla takip ediyoruz. Bugün dış dünyaya yansıyan Türkiye imajı yurtdışında yaşayan bizim gibi vatandaşları endişeye sevk etmektedir. » ifadelerini kullandı.

Fransız basınında çıkan haberleri taraflı bulduğunu belirten Dr. Gökhan Çagrıcı, «Ne hikmet ise Başbakanın karşılama görüntülerine çok az yer verdiler. İlk defa Fransız basınının Türk göstericilerin eylemini bu kadar büyüttüğüne şahit oldum. Paris’te Gezi Parkı eylemlerine destek vermek için gösteri düzenleyen grup Fransa’daki Türklerin tamamını temsil etmemektedir.» dedi. Millet olarak Paris 35 bin kişinin  sağcısı ve solcusu ile birlik olduğunu ve sokalara sokaklara döküldüğüne dikkat çeken Çagrıcı, «Fakat basında istediğiz yeri  bulamadık. Malesef Gezi Parkı gösterileri Fransa’daki Türk toplumunu da bölmüştür» şeklinde konuştu.  Avukat Selçuk Demir, « Herkesin unuttuğu bir şey var. Gösteri özgürlüğünün çerçevesi yasalarla belirlenmiştir ve sınırları vardır. Gösteri hakkı, diğer vatandaşlarının haklarına tecavüz ettiği noktada biter. » dedi.

Fransa Türk Öğrenci Kongresi Başkanı Hakkı Ünal, « Eylemler  sonucunda ortaya çıkan görüntüleri konuşmak, gençlerin ifade özgürlüğü talebini gözden kaçırmak olur. Bu tutum gençlere haksızlıktır. Biz Fransalı Türk öğrenciler olarak Gezi Parkı’ndaki eylemcilerin samimiyetine inanıyoruz.» dedi.  Saint-Etienne Türk Derneği Başkanı Rıza Yıldız, Bu eylemleri onaylamadıklarını belirterek, eylemlerin Türkiye’nin imajına zarar verdiğini ifade etti. Yıldız, « Fransız televizyon kanalları, sabah akşam sanki savaş varmış gibi Türkiye’yi gösteriyor. » dedi. Pontoise Türk Derneği Başkanı Hikmet Türk, « Ülkemizdeki barış süreci baltalanmak isteniyor. Fransa’da 2008’den bugüne kriz üzerine kriz yaşıyoruz. Birileri Türkiye’nin büyümesini ve kalkınmasını hazmedemedi.» ifadelerini kullandı.

Sosyal medya üzerinden görüşlerini Zaman France’la paylaşan okurlarımız da Gezi Parkı eylemlerinini değerlendiren Seyit Yılmaz, «Maksatları düşünce ve fikirlerini demokratik yollardan ifade etmek haktır. Ancak, şiddet uygulama ve vandalism yapma yöntemlerine başvuranları şiddetle kınıyorum.» şeklinde konuştu. Metz’den Ümit Yıldırım, « Türkiye çok uzun süre cumhuriyeti koruduğunu söyleyen askeri cuntaların vesayetinde yaşadı. Bugün yüzde 47’lik bir oy oranıyla demokratik olarak seçilmiş bir hükümet var. Seçim sandığıyla gelen, ancak seçim sandığıyla gider.» şeklinde konuştu. Rennes’den Süreyya Taşdemir, « Olayların başladığı ilk günden bu yana yakından gündemi takip ediyorum. İlk başta ben ağaçların kesilmesine tepki gösterdim.  Ancak, olayların boyutu kısa sürede değişti. Şimdiki durum herkesin gördüğü gibi hükümet karşıtı eylemlere dönüştü. Marjinal grupların saldırgan tavrı baskın çıktı. » dedi. Kenan Teper, «Avrupa ülkeleri, kendi ülkesindeki karışıklıkları bir kenara bırakıp Türkiye’ye uyarılarda bulunuyor.» dedi.